René Descartes, Méditations métaphysiques, Méditation troisième « De Dieu ; qu’il existe », 1641, (p.67) Lectures - René Descartes, Méditations métaphysiques, Méditation troisième « De Dieu ; qu’il existe », 1641, - René Descartes, Méditations métaphysiques, Méditation troisième « De Dieu ; qu’il existe », 1641, (p.67) - René Descartes, Méditations métaphysiques, Méditation cinquième « De l’essence des choses matérielles ; et, derechef de Dieu, qu’il existe », 1641, (p.100) Références musicales
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Nisan 2017 Çarşamba
Les Méditations métaphysiques de Descartes (3/4) Puis-je prouver l'existence de Dieu?
53min
Etiketler:
descartes,
dieu,
felsefe,
meditations,
metaphysique,
philosophe,
philosophie
"Dictionnaire Nietzsche" de Dorian Astor
"Cruauté", "Volonté de puissance", "Nazisme", "Lou Andréas-Salomé", ou encore "Danse", "Bouddhisme", "Musique", et même "Christophe Colomb"... autant d'entrées que vous pouvez découvrir en ouvrant ce Dictionnaire Nietzsche !
10 Mart 2017 Cuma
Akbank Sanat iyi iş yapıyor!
Felsefe Seminerleri Dizisi
18. Yüzyıldan Günümüze Felsefenin Bazı Uğrakları
Kasım 2016 - Mayıs 2017
Moderatör: Türker Armaner
Felsefenin kendisine yeni bir alan açtığı, mevcut alanları da dönüşüme uğrattığı iki yüzyılı aşkın süreç, sadece düşünce tarihinde değil; siyasi tarihte, sanat formlarında, toplumsal ilişkilerde de kökten bir değişikliğe yol açmış, günümüzde hâlâ süren pek çok tartışmanın kapısını aralamıştır. Bu seminer dizisinde Nietzsche, Husserl, Foucault, Kant, Rorty, Hegel, Marx üzerinden bu tartışmaların izini sürmeyi, karşımızda duran problemlerin ele alınış süreçlerindeki bazı uğrakları incelemeyi deneyeceğiz.
Seminer Programı:
24 Kasım Perşembe, 18.30 / Örsan K. Öymen (Işık Üniversitesi)
"Nietzsche ve Özgür Ruh"
08 Aralık Perşembe, 18.30 / Sanem Yazıcıoğlu (İstanbul Üniversitesi)
"Husserl ve Bellek"
26 Ocak 2017 Perşembe, 18.30 / Ferda Keskin (Bilgi Üniversitesi)
“Foucault ve Öznellik"
16 Şubat 2017 Perşembe, 18.30 / Bülent Gözkân (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
"Kant ve Aydınlanma"
09 Mart 2017 Perşembe, 18.30 / Murat Baç (Boğaziçi Üniversitesi)
"Rorty ve Pragmatizm"
13 Nisan 2017 Perşembe, 18. 30 / Ömer Albayrak (29 Mayıs Üniversitesi)
"Hegel ve Modern Dünya"
18 Mayıs 2017 Perşembe, 18.30 / Türker Armaner (Galatasaray Üniversitesi)
"Marx ve Felsefenin Dönüşümü"
Etkinlik ücretsizdir.
Davetiyenizi etkinlik saatinden 1 saat önce Akbank Sanat danışmasından teslim alabilirsiniz. Salon kapasitesi 120 kişi ile sınırlıdır. kaynak
26 Aralık 2016 Pazartesi
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı- Çeviri ve Yayım
Tüm çeviri eserler burada
Adres :TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞI
Çeviri ve Yayım Dairesi Başkanlığı
Tel: +90 (212) 511 36 34 – + 90 (212) 511 36 35 (Pbx) Faks: +90 (212) 511 37 00
Süleymaniye Mah. Kanuni Medresesi Sok. No:5 Fatih / İSTANBUL
Etiketler:
bilim,
civilisation,
culture,
çeviri,
felsefe,
filozof,
translation,
yazmaeser,
yazmaeserler
30 Kasım 2016 Çarşamba
Rousseau, Discours sur l’origine et les fondements de l’inégalité parmi les hommes 1/4 De l'état de nature à l'histoire ?
Du Discours sur l'origine et les fondements de l'inégalité parmi les hommes, on retient souvent l'idée de la nostalgie d'un "état de nature" que Rousseau aspirerait à retrouver.
Source
6 Haziran 2016 Pazartesi
La philosophie par le menu - Les saveurs de l’Ancien Régime (1/4)
Manger est-il immoral ? Pourquoi se nourrir a longtemps été tu par la philosophie ? Pourquoi le goût ne pouvait atteindre le beau, le bien ou le vrai ? Jean-Claude Bonnet partage avec nous ses analyses croustillantes sur la symbolique de l'alimentation et le goût de l'Ancien Régime.
![]() |
| Banquet• |
EXTRAITS :
- Archive Roland Barthes, Mythologies, « Le bifteck et les frites »
- Que la bête meure, film de Claude Chabrol, 1969
- Archive Pub « La leçon de chamallows », 1983$
LECTURES :
- Diderot, Encyclopédie, article «Chapon», (économie rustique) t. III, 1753.
- Rousseau, La Nouvelle Héloïse
- François-René de Châteaubriand, Itinéraire de Paris à Jérusalem, (GF, 1998), p. 108-109.
REFERENCES MUSICALES :
- C. P Emmanuel Bach, Sonate en ut majeur
- Telemann, Sonate en sol mineur, TWV 41
- Ray Ventura, Vive les bananes
- Mozart, Quatuor en ut majeur, K. 465
- Marc-Olivier Dupin, La Transhumance
- Philippe Katerine, La Banane
Source : Les Nouveaux Chemins de Connaissance
Etiketler:
açlık,
felsefe,
franceculture,
philosophie,
radio
14 Mayıs 2016 Cumartesi
"Tout comprendre à Einstein" (sur Bachelard)
Bachelard analyse l’histoire de la pensée scientifique comme un progrès vers l’abstraction, s’affranchissant des « obstacles épistémologiques » posés par notre expérience empirique, notre vécu, notre ressenti.
(...)
"Gaston Bachelard, contemporain des travaux d’Einstein et fondateur de l’épistémologie moderne (c’est-à-dire de la philosophie des sciences). "Continuer à lire
Etiketler:
bachelard,
epistemologie,
epitemoloji,
felsefe,
philosophe,
philosophie
18 Nisan 2016 Pazartesi
Paul Ricœur Hayatı ve Eserleri
Ecouter une vie une oeuvre PAUL RICOEUR
Bu radyo kaydının içeriğini aldığım notlardan kabaca özetliyorum.
Ricœur Greco-latin; 3 geleneğe dahildir. 1- Yunan-Aristo (tutku) 2-Judéo-Chrétien - (Kendine yapılmasını istemediğin birşeyi başkasına yapma) 3-Eleştirel gelenek - Socrates. Açık Diyalektik olarak Platon'un diyalogları. DİYALOG Levinas X Heidegger; Kant X Hegel; hiçbir ortak noktaları olmayan yazarlar arasında diyalog. Kurar ve onu yıkar; tüm sonuçların yapısökümü. Oldukça Platoncudur. Doğduğunda anne ve babasını kaybeder. Öksüz ve yetim kalır. Onu büyükannesi büyütür. Çocukluğu ve gençliği eksiktir. Babası 1. Dünya Savaşında ölür, annesi onun doğumundan birkaç ay sonra 1915'te ölür. Baba figürü üzerinde koca bir yoksunluk izi vardır. Kahraman baba yokluğudur. 11-12 yaşlarında pasifist bir Katoliktir.
1. Dünya savaşı bir skandaldır, ülkenin katlidir ve baba figürünü yerinden oynatır. Dostoyevski ve Shakespear gibi öncelikli işi okumaktır. 1914'ler tarihin şiddetine uğrayan bir neslin doğuşudur. Fransa'da 20yy. 1914'te başlamıştır. Nihilizmdir; değerin hiçbir değeri yoktur. Değerler düzleminde cevaplar aramanın bir değeri yoktur. Çok sıkı bir eğitim alır. Calvinist ortamda okuma ve kültür tutkunudur ve metinsel olana tutkundur. Okuma eylemi araçsal değildir. (Felsefe, roman tarih vb) Okumak sübjektif kimliğin oluşturucusudur. Ayrıca simgelerin, göstergelerin yorumlanmasıdır.
Kartezyen cogitoyu eleştirir; buna göre yorumluyorum öyleyse varım; öyleyse olurum (devenir) Ricœur'e göre. Kimlik hikayelerin çoğulluğudur. Zaman insan olmanın (Condition humaine) koşuludur. Tek kavram yoktur, kavramlar vardır. kendi/ benim diğeriyle ilişkim; ben ve yapı arasındaki ilişki (ikili kutup); diğeriyle karşılaşmak.
kendilik ben'lik değildir artık; ben o diğeri arasında diyalektiktir. Bu açıdan sürekli bir kimlik üzerine düşünme söz konusudur Ricœur'de.
Filozof gri üstüne gri boyayabilir. felsefi düşünde zaten şurda varolan anlamı toparlar. Mirasın birikmesidir. Filozof halihazırda var olan şey üzerine düşünmek için gelir. Olacak şeyin ilk duyurusunu şaire bırakır; poetikaya bırakır. Felsefe başlamış bir konuşmanın ortasında gelir. Zaten var olan şeyde sırası gelince söz alır; bizden önce başlamış bir konuşmada.
Yazmadan önce okumak gerekir. Daha önce yazılanları tekrar ele alırız. Bir gelenek vardır.
Ricœur sistematik olarak Kötülük sorununu irdeler; sübjektiviteyi, zamansallığı, tarihi, hafızayı. Onun felsefi yöntemi fenomenolojik ve hermeneutiktir. İnsanların varoluşlarını yorumlama biçimleridir; varoluşun koşullarını. Bu varoluşun koşullarını kurgusal metinlerde yeniden inşa etmektir. Tarih ve imgeleme. Anlam oluşturan mirasın birikimi; yaşam pratiği.
Ricœur'ün metninde imgelem, hayal gücü izlektir. Felsefe tarihindeki en büyük özgünlüğü hayal gücünün bir yeti değil; bir güç olduğudur.
Bir gerçekliği hayal etmek onu sadece deforme etmek değil aynı zamanda sahnelemektir.
1930'ların ruhu devrimcidir, spiritüalité ve Hıristiyan- protestan.
Ricœur her zaman barışçıl tavır alır. Fransız subayı olarak mahkum kampına gönderilir ve savaş boyunca entelektüel çalışmasına devam etme fırsatı olur ve gizlice Husserl'in Ideens'ini çevirir.
SENS- anlam bizi yaratmıştır ve biz onu yaratmaya devam ederiz. Absürd olanın içinde umut var olmaya devam eder. Hüzün, Acı ve yas sonrası hayata dönen bir yetim. Kolektif kötülüğün yaşama yönelimi Weber, Nietzsche ve Spinoza.
Goethe'deki dünya iyidir. Burada olmak görkemlidir. Öte tarafta ölüm vardır. Hayata geri dönen yetim. Politik düşünmek insanların nasıl barış içinde yaşayacaklarını düşünmek gerekir. Eylemde bulunmak, hareket etmek dünyanın bitmediğini gösterir.
Kayıt INA Ricœur'ün ses kayıtlarını da içeriyor ve irade, insanın kapasitesi, irade felsefesi, Merleau-Ponty'de algının fenomenolojisi; onda ise eylem (agir) fenomenolojisi. Varoluşun gücü, Spinozacı bir Conatus. Yaşama iradesi, isteği sonuna kadar varolmaya ve Heidegger'in zamanına direnecektir. Engelleri, kötülüğü aşan insanın kapasitesi, insanın tarihi geçidi.
Ricœur Yapısalcılığı kateder, Strauss'la konuşur. 5 yıl boyunca Freud'ün eserlerini okur. 1965 yılında Freud üzerine "De l'interprétation" yazar. Büyük filozof Lacan'dan değil de Freud'den bahsediyordur. Bu nedenle Lacan'ın hışmına uğrar. Lacan sinirinden deliye döner. Ricoeur yerden yere vurulur ve intihalle suçlanır. Lacan'ın kavramlarını yanlış anlamakla ve çalmakla suçlanır. Tüm Fransız entelektüel alanınca suçlanır. 1964'te Nanterre'de felsefe bölümünü kurmuştur. O dönem herkes Nanterre'den Sorbonne'a giderken o tersini yapar. 65 sonrası Althussero-Lacancılar saldırır. Öğrenciler de isyandadır. Dekandır ve hergün odasını basarlar, perdeleri yakarlar, başına çöp kutusu geçirirler. Ve sonrasında terkeder önce Louvain'e sonra Chicago'ya sığınır. Sürgün yılları onun için aynı zamanda en verimli yıllardır. Analitik felsefenin de Fransa'ya girişinde öncüdür.
Etik ve ahlak arasında ayrım yapar. Ahlak zorunluluklar ve yasaklardır. Aristo'nun "mutluluk" kavramı. Kendini gerçekleştirme. En derin arzular dostluk, aşk,yaşama isteğidir. Ahlak çatışmaları; pratik bilgelik. Hegel.
"Juste"; adil hedeflenendir, karşılıklı borçlanmadır, geçmişe ve bugüne karşı borçtur; nasıl borçlandığını tartmaktır.
Bellek ödevi. Bellek çalışmak. Yas. Freud'den alır.
Tarih ve unutuş. Çok fazla anı vardır bununla birlikte çok fazla unutuş vardır. Bellek (eğilim, sadakat) ve tarih (hakikat) Ölüleri onurlandırmak yastır ve borçtur aynı zamanda.
Tarihin geleceğinden hiçbir şey beklemiyorum. Haz ve acı ikiz kardeşlerdir. Düşüncenin acısı; düşüncenin ışığı..
Dinleme ve Özet Çeviri : Zazies.
Konu etrafında:
Zeynep Direk PAUL RICOEUR İLE SÖYLEŞİ
PR: Ana problemim eylemdi kuşkusuz. Az önce dediğim gibi ben eylemimin öznesiyim; anlatı eylemi kimin yaptığı sorusuna cevap verir. Sanırım benim ilk felsefi seçimim alanımla ilgili bir seçimdir, çünkü eğer Sartre’dan çok uzaktıysam Merleau-Ponty’e çok yakındım. Merleau-Ponty Algının Fenomenolojisi’ni yayınlamıştı. Ona büyük bir hayranlık besliyordum. Ama o teorik alanla ilgileniyordu ve geriye pratik alan kalıyordu. “İstem” sorusu buradan kaynaklanıyordu. Yani ilk seçimim pratik alana yönelmekti.
(...)
....ben Freud’un kendisinin belli bir geleneğe ait olduğuna ilişkin keskin bir farkındalığı olduğu kanısındaydım. Bu geleneği, örneğin Spinoza’nın “conatus” kavramında, herbirimizin bir varolma çabası olduğu düşüncesinde, Leibniz’in “appetitus”, Nietzsche’nin “güç istemi” kavramlarında buluyordum.
Etiketler:
çeviri,
felsefe,
filozof,
paulricoeur,
philosophie,
ricoeur,
Ricœur,
zazie,
zazies
17 Nisan 2016 Pazar
"Heidegger’in Sanat Anlayışı" Zeynep Direk
Sanat ve zanaat ayrımı üzerine pasajı alıntıladım.
(...) Denebilir ki, teknê Eski Yunanlıların hem sanat hem de zanaat için kullandıkları sözcük olduğuna ve teknites de hem sanatçı hem de zanaatkar anlamına geldiğine göre, Eski Yunanlılar sanatı zanaatten yola çıkarak düşünüyorlardı. Heidegger teknê sözcüğünün ilksel manasına müracaat ederek buna itiraz eder. Teknê öncelikle sanatsal ya da zanaatkarane etkinlik manasına gelmez. Teknê pratik bir uygulama değil, bir “bilme” kipidir (weise des wissens). Burada bilme episteme değildir, Heidegger bunu görmüş olmak (gesehen haben) olarak yorumlar.[8] Bu bilme biçiminden kasıt, bir mevcudiyeti, bir şimdi ve buradalığı algılamaktır. Bu “algılama” veya “yakalama”nın duyularla yapıldığına ilişkin bir vurgu yoktur; yani “gesehen haben”deki görme, çıplak gözle görme anlamına gelmez. Eidetik olanı, eidos’u görme manasına gelir bu. Önce bir eidos’un öngörüsüne sahip olunmuş, mevcudiyeti algılanmıştır, pratik uygulama veya gerçekleştirme bunu varsayar. Teknê öncelikle bu tür bir bilgi demek olduğuna göre, teknêbağlamında bir Alètheia’dan söz edebiliriz. Alètheia, bir varolanın örtüsünün açılması, onun gizlilikten, kapalılıktan açığa çıkması demektir. Öyleyse, görme de gizlilikten açığa çıkan bir şeyi görmedir. Teknê ilk önce bir varolanı gerçekleştirmiyor, onu görüyor. O, kapalılıktan açığa çıkmayı algıladığı için Alètheia’nın bir kipidir. Demek ki, teknê’de bir bilmeyle bağlantısı içinde bir hervorbringen var.(...)
Okumaya devam et
13 Şubat 2016 Cumartesi
Türkçede Modern Felsefe-Bilim Terimleri sorunu üzerine
Prof. Dr. Ismail Kara (Marmara Üniversitesi İlhayat Fakültesi) "Türkçede Modern Felsefe-Bilim Terimleri Problemi-II. Meşrutiyet Dönemi"
Kaynak
Kaynak
27 Ocak 2016 Çarşamba
Felsefe okuma linkleri
WITTGENSTEIN'S LADDER: POETIC LANGUAGE AND THE STRANGENESS OF THE ORDINARY - Marjorie Perloff - University of Chicago Press
Edmund Husserl's Phenomenology of Habituality and Habitus; Moran, Dermot : Edmund Husserl's Phenomenology of Habituality and Habitus. Journal Of The British Society For Phenomenology, 42 (1) 2011-01, pp.53-77.
26 Ocak 2016 Salı
Vacances : comment Nietzsche nous apprend à aimer la montagne
les crêtes de Heidegger, Les sommets de Nietzsche, L'ascension ou le désir de voir "ce qu'il y a là-haut",Le nez, l'organe du philosophe.....
Lire
Marcher, c’est poser un pied devant l’autre, mais monter et descendre, c’est poser un pied à côté de l’autre, un pied au-dessus de l’autre, ou en-dessous.
Lire
19 Kasım 2011 Cumartesi
Çıtır Çıtır Felsefe Dizisinin 20. Kitabı "Söz ve Sessizlik"
Çıtır çıtır!
"Brigitte Labbé, tüm dünyada sevilen “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin ülkemizde yayımlanan 20. kitabında, okurlarını, düşünceyi ve iletişimi biçimleyen, insanı ve kişiliğini en doğrudan yansıtan “söz” kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor." Devamını okumak için tıklayın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



